Regulated

Elbette özlüyorum.
Ama bak,
bu defa cümleyi bağırarak kurmuyorum.
Özlemek artık bir kriz değil,
daha çok
yerine oturmuş bir his.

Duyguların regüle olması,
seni özlemeyeceğim anlamına gelmiyor.
Sadece özlediğim anlarda
tadımı kaçıran şeyler hissetmiyorum artık.
Eskiden içimi delen yer,
şimdi sadece sızlıyor.
Bu da bir ilerleme sayılır.

Her akşam kafamı yastığa koyduğumda
küçük bir iç denetim başlıyor.
Günlük, haftalık, aylık…
Bazen de yıllık.
Kendimle baş başa kaldığım
sessiz bir muhasebe masası bu.
Ne kazandım,
neyi eksik bıraktım,
nerede kendime haksızlık ettim?

Bazen sen çıkıyorsun bu tabloda,
bazen ben.
Ama artık kimseye ceza yazmıyorum.
Sadece not düşüyorum kenara.

Bilirsin,
uyumadan önce müzik dinlemeyi çok severim.
Şarkılar hâlâ aynı,
kulaklık aynı,
oda aynı.
Ama ben biraz daha sakinim.
Şarkının nakaratında
sana denk geliyorum hâlâ,
ama bu sefer
şarkıyı kapatmıyorum.

Demek ki insan
her şeyi unutmuyor.
Bazı şeylerle
yan yana yaşamayı öğreniyor.

Ve sanırım bu,
iyileşmek denen şeyin
en sessiz hâli.