Bendeste - IV

Regulated Elbette özlüyorum. Ama bak, bu defa cümleyi bağırarak kurmuyorum. Özlemek artık bir kriz değil, daha çok yerine oturmuş bir his. Duyguların regüle olması, seni özlemeyeceğim anlamına gelmiyor. Sadece özlediğim anlarda tadımı kaçıran şeyler hissetmiyorum artık. Eskiden içimi delen yer, şimdi sadece sızlıyor. Bu da bir ilerleme sayılır. Her akşam kafamı yastığa koyduğumda küçük bir iç denetim başlıyor. Günlük, haftalık, aylık… Bazen de yıllık. Kendimle baş başa kaldığım sessiz bir muhasebe masası bu....

January 5, 2026 · 1 min · Moya

Bendeste - III

To feel incomplete Benim bu hayatta en çok üzüldüğüm şey seni güzel anmamı elimden almış olman. Sanırım bu hiçbir zaman değişmeyecek. Çünkü sorun sende değildi, sende rahatsız eden hiçbir şey yoktu. Asıl mesele, bende kalan duygunun şekli. Seni hatırlarken bir tebessüm bekliyordum. Hani insanın dudak kıyısından kaçan, kendine bile itiraf edemediği o küçük gülümseme… Onun yerine soru işaretleri geldi. Acabalar. Eksikler. Cevabı olmayan cümleler. Oysa mümkünmüş, bunu biliyorum: Bizim geçmişimiz güzel anların arasından geçiyordu....

November 12, 2025 · 1 min · Moya

Bendeste - II

Soft Reset En saf duygularımdı, sana karşı olanlar. Aklıma düştüğün anlarda yerli yersiz bir telaş kaplıyor içimi. Etrafıma bakıyorum: bir pencere arıyorum, dışarıyı gören, gökyüzünü gören, belki içimdeki daralmaya biraz oksijen veren. Sonra kendi kendime fısıldıyorum: “Acaba ne yapıyordur şu an?” Keyfi yerindedir herhalde… Hatta, umduğunu bulmuştur kesin. Ve o anda nefes almak zorlaşıyor. Belli belirsiz bir “of” çıkıyor dudaklarımdan, öyle kocaman değil, küçük bir sıfırlama gibi. Bir çeşit soft reset....

September 22, 2025 · 1 min · Moya

Bendeste - I

Bilmediğimi Bekliyorum Ben senin sandığın gibi sinirli, agresif bir insan değilim. Ama sen de benim düşündüğüm gibi kusursuz değilsin. Tıpkı benim gibi. Eksiğiyle, fazlasıyla, yamuk yumuk. Ben bu gerçekle uyanıyorum her sabah. Ve her sabah… seni özleyerek. Yani kahvaltıdan önce açlığım sen oluyorsun, Kahveden önce kafeinim hasretin. Bekliyorum. Hem de öyle gizli saklı değil, beklediğim suratımda billboard gibi asılı duruyor. Sorana cevap vermeme gerek yok: “Gelmez ama bekliyorum” yazıyor gözlerimde....

September 8, 2025 · 1 min · Moya

Against Everything

ben ne güzel susarım duvar diplerinde elimi cebime koymuşum, düşünceye karşı simitçiden kalma susam var avcumda bir inat, bir boşvermişlik — hayata karşı çay soğumuş, ekmek bayat gazete okunmamış, manşet tanıdık devletin dili suskun, vatandaş uykuda kulağımda bir ezan, öbüründe rakı şarkısı ikisi de aynı geliyor artık kulağa tanrıya karşı, içkiye karşı ben yürürüm, kaldırımlar bilir beni, bilmezmiş gibi yapan devlet memurları “gelme bir daha” diyen mektuplar sakat sandalye bacağı gibi yamuk saatler zamanın çarpıklığına karşı...

August 6, 2025 · 1 min · Moya

Poem V

Mesafe yoktu o an sadece biz vardık, Eğildim, bir şarkı çaldı içimde — biraz karışık. Ruhum ellerine kondu ilk defa orada, Yorgun bir İstanbul gecesi, kuleler sessiz tanık. Ezanla caz karışırdı bir sokakta, adım adım yakındık. Mum ışığında kayboldu zaman, gözlerinle tutuldu an. Galata’dan bakarken Çamlıca’ya, bir dilek tuttum: Öpmekle ölmüyor insan, ama bazen yeniden doğuyor. Kokunu ezberlemeye çalışırken utangaç bir sokakta, Çırpınan kalbimle sıyrıldım kendimden, Ellerim ilk kez ait olduğu yeri buldu....

June 22, 2025 · 1 min · Moya

By Death's Side

I Çok kez uyandım yeryüzünün ilk sabahına Ve çok kez gömüldüm kendi içimin karanlığına. Avuçlarımda kırık aynalar gibi hayat — Her bir parça, bir başka ben. Şimdi yeniden çıkıyorum yola, Kendime son bir cümle gibi hazırlanarak. II Ben ne göğe mektup yazdım Ne de altın tahtlarda oturanlara. Bir yıldız bile dilemediğim oldu Bir ekmeği bölüştüm, Ve yoksulluğu, bir kardeş gibi, Dizimin dibine oturttum. III Ben ölümü; Ne kutsal kitaplarda aradım, Ne de filozofların masalarında....

June 16, 2025 · 1 min · Moya

Bugündeste - IX

Ne Olmuş Bugün de Geldiysek? Bugün yine kendime kahve yaptım. Usulüne göre değil, keyfine göre. Hayatı filtre kahve gibi demliyorsun: Biraz acı, Biraz sabır, Ve sonunda yine sen içiyorsun tüm tortusunu. İnsan dokuz bölümde değişir mi bilmem ama, Ben artık eskisi kadar hızlı cevap vermiyorum mesajlara. Cevaplar bekler. Olgunlaşır. Sonra yine eksik kalır. Sadece düzgün bir kaldırım arıyorum yürümek için. Ama yine de yürümeye devam ediyorum. Bazı yollar seni yorsa da,...

June 5, 2025 · 1 min · Moya

Bugündeste - VIII

İçimde Hâlâ Seksek Çizen Biri Var Bazı sabahlar aynaya bakıyorum, Saçlarım dağınık hür general, Suratım asık değil de sarkık, Ama gözümdeki o inat — Beş yaşından kalma. İnsan büyüyor, evet. Boy uzuyor, sorumluluklar çoğalıyor, Ama o içindeki çocuk hâlâ duşta su ile oynamayı seviyor. Bir oyuncağa uzun uzun baktım. Ona değil aslında, onu isteyen eski halime. Kendi kendime dedim: “Bak işte, alabilecek yaşa geldin, ama oynamayacak halin kalmadı.” İçimde hâlâ seksek çizen biri var....

June 4, 2025 · 1 min · Moya

Bugündeste - VII

Koşuyorum Ama Durduğum Yerdeyim Koşuyorum. Sabah işe, öğlen bir kahveye, akşam hayata yetişmeye… Ama kendime varamıyorum. Yolda yürürken, Bir kadının kulağındaki şarkı dikkatimi çekti. Kulaklığımdan o an farklı bir şey çalıyordu. Ama içimden aynı melodi geçti: “Ne tesadüf?” Kaçan hep bir adım önde, Kovalayan hep biraz yorgun. Ben bazen senden kaçtım, Ama sen hiç kovalamadın. Bu da şehrin başka bir gerçeği: Kalabalıkta kaybolmak kolay, Ama biri seni arasın diye kaybolmak…...

May 30, 2025 · 1 min · Moya